Siz daha küçüksünüz dünyayı toz pembe görüyorsunuz

Siz daha küçüksünüz dünyayı toz pembe görüyorsunuz

Ben daha küçüğüm ilkokul 3 veya 4'e gidiyorum. Sınıf öğretmenimiz vardı soyadı Işıldak adını hayırlayamadım. Bize bir derste dedi ki "Siz daha küçüksünüz dünyayı toz pembe görüyorsunuz." Oha! Nasıl olur lan şuan gördüğüm kırmızı kırmızı değil mi aslında?

Abi küçüğüm tabi deyim olduğunu ayırt edemiyorum nerden bileyim. Benim dünyam birden değişiverdi. Ben yıllarca bekledim gerçek renkleri göreyim diye. Göremedim tabi sonra gerçekler ile yüzleşmek durumunda kaldım. Bir türlü gitmedi o var olduğunu düşündüğüm toz pembe renkler.

Ama aslında o zamanlar asıl toz pembe değilmiş dünya, en gerçek o zamanmış. Çocukken çocuksunuz, art niyetiniz yok neyseniz o sunuz. İki (rakamla iki) yüzlü değilsiniz, bir şey isteyince istiyorsunuz almak için çabalıyorsunuz bir tarafınızı yırtıyorsunuz. Üzülünce ağlıyorsunuz falan herşey doğal olduğu gibi gerçek renklerinde.

Şimdi bakıyorum etrafıma da insanlar bir ilizyonda ne yaptığını kimse bilmiyor. Takılmışlar bir şeyin peşine gidiyorlar nereye gittiklerini bilmeden. Çıkar çatışma her yerde. Kimse duygularını belli etmiyor. Her şey gizli saklı. Ağlamak zayıflık, kahkaha atmak saygısızlık. Başkası gibi olma, başkası gibi görünme çabasında herkes.

Abi ne gerek var çocuk gibi olun işte neyseniz o olun. Kim o biri demiş "Ya göründüğün gibi ol, ya da olduğun gibi görün." diye. Bak şunlar gibi olun inanın herşey çok daha basit olacak.

 

Öyle işte.

Yorum bırak

E-Posta adresiniz paylaşılmayacaktır.

Kategoriler